18 Ağustos 2010 Çarşamba

RTE'NİN ÖFKESİ


RTE'NİN ÖFKESİ

ANANI DA AL GİT


Yazarı: Ali Ekber Yıldırım


Yayınevi: Güncel Yayıncılık


Basım Yılı: 1.Basım -Mayıs 2007


Sayfa Sayısı: 172



11 Şubat 2006'da başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Mersin'de Mustafa Kemal Öncel adlı bir çiftçiyi azarlaması, ona ''Ananı da al git'' demesi kamuoyunda epey yankı uyandırmıştı. E yankı uyandırmayacak gibi de değildi. Aslında kimse Tayyip Erdoğan'ın böyle konuşmasını yadırgamıyor, buna şaşırmıyordu. Şaşırtıcı ve yadırgatıcı olan Türkiye Cumhuriyeti başbakanının bu lafı etmesiydi. Ne yazık ki başbakan, zaman zaman bu sıfatını unutuyor, kahvede arkadaşlarıyla okey çevirip muhabbet eden bir adam kılığına bürünüyor.


Kitap da adından anlaşılacağı gibi, Başbakan'ın bu lafı üzerine ortaya atılan fikirleri, görüşleri, eleştirileri, gazete yazılarını derleyip yorumluyor. Bunu yaparken de Türkiye'de tarımın dünden bugüne halini anlatmakla işe başlıyor. Pek çok alanda olduğu gibi tarım alanında da yeterince ileri bir seviyede olamamak artık hiç şaşırtmıyor ki.


Tayyip Erdoğan ve çiftçi arasında, o gün yaşanan polemiği bir daha hatırlayalım.


Çiftçi: Sayın Başbakan'ım, bu çiftçinin hali ne olacak? Anamızı ağlattınız be, aşkolsun size, aşkolsun. Tarım Bakanı,Anayasayı ihlal ediyor.Yetmedi mi? Öldük bittik Sayın Başbakanım. Hangi yüzle geldin buraya?


Başbakan: Bırakın yanıma gelsin, derdini bana anlatsın.


Çiftçi: Devletimin Başbakanı...


Başbakan: Böyle bağırılmaz ki.Terbiyesizlik yapma...


Çiftçi: Terbiyesizlik yapmıyorum. Lütfen bana hakaret etmeyin.


Başbakan: Artistlik yapma, edepsizlik yapma.


Çiftçi: Artistlik yapmıyorum. Ben sanatçı değilim.


Başbakan:Sanatçısın, çok iyi sanatçısın.


Çiftçi: Tarım bakanımızın Anayasa'yı ihlal ettiğini biliyor musunuz?


Başbakan: Lan bana Anayasa'yı öğretme. Lan bana terbiyesizlik yapma.


Çiftçi: Lan mı?


Başbakan:Evet!


Çiftçi: Lan mı? Canın sağolsun.


Başbakan: Şu anda çiftçiye ne verildiğinin farkında mısın?


Çiftçi: Ne zaman?


Başbakan:Şimdi.


Çiftçi: Benim mahsulüm öldükten sonra mı? İki senedir anamız ağlıyor.


Başbakan: Hadi ananı da al git buradan. Anan da ağlasın, baban da...



Bu diyaloğun ardından kıyamet koptu. Haklı olarak.


Tabi sonra Başbakanın sözcüleri tarafından o sözlerin söylenmediği iddia edildi. Ortada kameralar olmasa yutturacakları da. Fakat ayan beyan çekmelerine rağmen bu defa da ''O lafları Başbakan değil, yanındaki başka biri söyledi.'' dendi. Bunu da yutturamayınca söz konusu çiftçinin aslında çiftçi olmadığı söylendi. Sanki o zaman Başbakan'ın bu lafları söylemesi doğal karşılanacakmış gibi. Yetmedi, adamcağızı bir şekilde özür dilettiler.


Derken, herşey gibi bu da unutuldu. Neyse ki kitap yapılması akıl edilmiş de, en azından ebediyete bir çentik atılmış.



4 yorum:

  1. bildiğim kadarıyla sonrada çiftçiye hakaret davası açıldı :D burası türkiye...

    YanıtlaSil
  2. Evet, doğru hatırlıyorsun. Adam sonra zorla özür dilettirildi falan. Rezillik.

    YanıtlaSil
  3. adam demiş ama en azından sözünün arkasında kıllı cıdarolu gibi ananı diyip sonradan ben aslında herkes admını düzgün atsın demek istemiştim demio:DDDD

    YanıtlaSil
  4. Belki de gerçekten öyle demek istemişti Kılıçdaroğlu, ne biliyorsun? İçiniz fesat sizin yaa :))

    YanıtlaSil