Gustave Flaubert etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gustave Flaubert etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2017 Cumartesi

MADAME BOVARY


MADAME BOVARY

Gustave Flaubert

1857

Fransızca Aslından Çevirenler: Nurullah Ataç - Sabri Esat Siyavuşgil

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

12. Basım - Ekim 2016

385 sayfa


Emma, Charles Bovary adında kendi halinde bir doktorcağızla evleniyor.

Ama evliliğinden sıkılıyor.

Rodolpho adında bir kazanova Emma'ya yanaşıyor. Emma, Rodolpho'ya aşık oluyor. Onunla beraber kaçmak istiyor. Plan da yapıyorlar.

Ama Rodolpho yan çiziyor ve Emma'yı terk ediyor.

Emma üzüntüden kahroluyor, yataklara düşüyor.
Kocası Charles ise Emma için elinden geleni yapıyor. Üzülüyor onun hasta olmasına.

*

Noter katibi Leon, genç ve tıfıl bir oğlan. Emma'ya aşık. Emma başta onunla ilgilenmiyordu ama Rodolpho'dan sonra Leon, Emma'nın ilgisini çekmeye başlıyor.

Bu defa da Leon ile aşk yaşıyor.

Bu arada Emma, bir sürü pahalı harcamalar yapmıştı. Lüks hediyeler almıştı aşıklarına. 

Borç aldığı tefeci eve hacze gelince Emma kendini kaybediyor.

Rodolpho'dan, Leon'dan para istiyor ama hiçbirinden alamıyor.

Charles'a ne açıklama yapacağını da bilemiyor.

Tek çözüm yolu olarak gördüğü şeyi yapıyor, arsenikle  intihar ediyor.

*

Her şeyden habersiz Charles, Emma'nın ölümüne çok üzülüyor. Derbeder olup çıkıyor.

Bir gün Emma'nın aşk mektuplarını görüyor.

Sevdiği ve kendisini sevdiğini sandığı kadının, başka adamlarla birlikte olduğunu öğrenince iyice mahvoluyor. O da ölüyor. Kimse anlamıyor neden öldüğünü.

*

Charles ve Emma'nın bir kızı vardı Berthe. Önce annesiz, sonra babasız kalan yavrucağa önce büyükannesi bakıyor. Ama sonra ihtiyar büyükanne ölüyor. Bir teyze, kızı yanına alıyor. Kız hayatını kazansın diye fabrikada çalışmaya gönderiliyor.

*

Kitap yayınlandığı dönemde epey tepki çekmiş.

Ben üzüldüm. Emma'ya da Charles'a da. 

Charles çok düzgün bir adam halbuki. İşi gücü yerinde, Emma'yı da seviyor.

Ama Emma tatmin olmuyor. Tutku istiyor ve evliliğinde bunu bulamıyor. Genç kızken evliliğe çok anlamlar yüklemiş herhalde, evlenip bunu bulamayınca arayışa düşüyor. 

*

Daha önce de okumuştum ben bu kitabı, ama unutmuşum:

Üstelik bu daha önceki okumamdan önce de okumuştum, ama bilin bakalım ne olmuş? Yine unutmuşum.

Daha da unutmayayım artık lütfen.

23 Ağustos 2013 Cuma

MADAM BOVARY




MADAM BOVARY

Yazarı: Gustave Flaubert

Çeviren: Mustafa Bahar

Yayınevi: Kum Saati Yayınları

Sayfa Sayısı: 383



Vuuuvvv, kocasını aldatan kadın. Hem de 1800’lerde.

Toplum ahlakını bozduğu ve dini duygulara hakaret ettiği gerekçesiyle, yayınlandığı dönemde yasaklanmış bu kitap.


Emma Bovary, doktor kocası Charles ile dışarıdan bakıldığında normal bir evli çift gibi.

Ancak, Charles'ın karısını çok sevmesine karşılık Emma aynı duyguları paylaşmıyor.

Emma hayattan sıkılıyor. Kocasını sevmiyor. Ne istediğini de pek bilmiyor. Sebepsiz bir mutsuzluk içinde. O zamanlar "depresyon" daha bilinmiyor tabi ama Emma aslında depresyonda.

Charles’in annesi, gelininin bu huyuna neyin iyi geleceğini şöyle söylüyor oğluna :

“Ne gerek senin karına biliyor musun? Zorlu işler, beden işleri. Başka birçokları gibi o da ekmeğini kendisi kazanmak zorunda olsaydı, kafasına doldurduğu yığın yığın düşüncelerden, başıboşluğundan ileri gelen bu keyifsizliğe düşmezdi.”

Bak bunu doğru söyledi kaynana.

Benzetmek gibi olmasın ama kendimden örnek vereceğim.

İşim başımdan aşkınken ne mutsuzluğa, ne depresyona vakit kalıyor.

Ne zaman ki boşta kalıyorum, yapacak bir şey bulamıyorum, sevgilime sarıyorum. Sürekli onu arıyorum, neden beni hiç aramıyorsun, sen beni sevmiyorsun triplerine giriyorum. Ne salakça. Ama sevgiliciğim olayı çözdüğü için “Senin hep meşgul olmanı istiyorum. Hiç işlerinden başını kaldırama inşallah” diye kendine dua, bana beddua ediyor.


İçinde bulunduğu boşluk, Emma’yı başka aşk maceralarına sürüklüyor.

Önce Leon ile tanışıyor.

Ama Leon duyarlı davranıp, Emma’dan uzaklaşıyor. Başka şehre gidiyor.

Sonra Rodolphe giriyor Emma’nın hayatına. Emma ona deli gibi aşık oluyor. Leon’u unutuyor.

Gizli gizli Rodolphe ile buluşuyor.

Sonra kaçma planı yapıyorlar. Tam kaçacaklarına yakın, nerdeyse her şey hazır, sen tut Rodolphe vazgeç bu işten. Bir mektupla kadını terk et. “Sorun sende değil, bende” de.

Emma tabi bunun acısı ve gurur kırıklığıyla yataklara düşüyor üzüntüsünden.

Kocacığı da nasıl deli divane etrafında. Ona iyi gelsin diye yeni eşyalar mı almadı, hava değişikliği iyi gelir diye başka bir eve mi taşınmadı. Hayatta varsa yoksa karısı.

Emma zamanla iyileşiyor. Rodolphe artık geride kalıyor.

Bu arada Leon dönüyor. Emma onu görünce eski aşkı depreşiyor. Leon için de aynı şekilde.

Hop bu defa Leon ile kaçamaklar, otelde buluşmacalar.

Yalnız dev bir sorun daha var. Emma borca battıkça batıyor. Bir tefeciye bulaşmak durumunda kalıyor ister istemez. Bu herif de nasıl anasının gözü. Emma da zaten hesaptan kitaptan anlamıyor. Devasa bir borcun içine giriyor.

Bir yandan bu borcu ödemek için oradan buradan para toparlamaya çalışıyor, öbür yandan da işler Leon ile eskisi gibi gitmiyor. Battıkça batıyor. Para için nesi var nesi yoksa satıyor. Tüm bunları Charles’tan gizlemeye çalışmak da ayrıca yıpratıyor. Ama eninde sonunda Charles bu borçtan haberdar oluyor.

Emma, kendinden küçük gördüğü, aşağıladığı Charles tarafından küçümsenmeyi göze alamadığı ve ondan bundan borç para isterken düştüğü sefil durumlar yüzünden arsenik alıp intihar ediyor.

Kocası tabi yıkılıyor. Bir tane kız çocukları var. Emma zaten pek ilgi göstermiyordu ona ama baba kız perişan oluyorlar.

Charles, bir süre Emma’nın yasını tutuyor. Ta ki Emma’nın Rodolphe ve Leon’la yazıştığı aşk mektuplarını görünceye kadar.

Dev yıkım.

Ölüyor zaten daha fazla dayanamayıp.

Upps, sonunu söyledim.