John Grisham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
John Grisham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2011 Cumartesi

KARDEŞLER


KARDEŞLER

(The Brethren)


Yazarı: John Grisham

Yayınevi: Remzi Kitabevi

Basım Yılı: 1. Basım, Temmuz 2010

Sayfa Sayısı: 366


Üç eski yargıç çeşitli suçlardan ötürü hapse atılır. Fakat bu yargıçlar hapiste de rahat durmaz ve para kazanmanın bir yolunu bulur. Hem de ne yol. Dışarıya yazdıkları mektuplarla kandırdıkları kişilere şantaj yaparlar ve banka hesaplarına oluk oluk para akar. Ta ki son kurbanlarına kadar.

Kitapta ayrı ayrı iki hikaye ile karşılaşıyoruz ilkin. Bir yanda bizim bu yargıç kardeşler. Beri yanda ABD başkanlığına soyunmuş bir politikacı. Bu arada ABD başkanlarının kukla olduğu, perde arkasında aslında başka yöneticilerin bulunduğu şeklindeki görüşlere ciddi bir katkı sağlıyor roman.

İşte bu iki farklı hayat nasıl kesişecek diye epey okuduktan sonra bir kesişiyorlar, pir kesişiyorlar.

Bu mahkum yargıçlara önce bir kıl kapıyor insan ama sonra o kadar emek var ortada, acaba boşa mı gidecek bunlar diye endişelenmeden de edemiyor.

22 Ekim 2011 Cumartesi

TAZMİNAT KRALI


TAZMİNAT KRALI

( The King Of Torts)


Yazarı: John Grisham

Türkçesi: Enver Günsel

Yayınevi: Remzi Kitabevi

Basım Yılı: 1.Basım-2004

Sayfa Sayısı: 384


Amerika'da tazminat olayı almış başını yürümüş. Mesela Türkiye'de tazminatla zenginleşme yasağı var. Türk Hukuku'na göre tazminat, zenginleşme aracı olarak kullanılamaz. O yüzden de o kadar büyük tazminatlar ödenmez. Zararı karşılayacak miktarda bir tazminata hükmedilir o kadar.

Fakültede Devletler Özel Hukukunda hoca bize anlatırdı Amerika'daki tazminatları. Yok kadının biri kahve almış mesela. Kahve bardağının kapağı tam kapatılmamış. Kadının üzerine dökülmüş. Bacağı yanmış. Hooop milyon dolar tazminat almış.

Yok efendim bir fast food dükkanında eleman yerleri paspaslamış. Ama yerlerin kaygan olduğuna dair işaret koymamış. Bir müşteri de kayıp düşmüş. Hoop, yine milyon dolar tazminat.

Kitapta da buna dair örnekler var.

Baş karakter Clay, Halk Savunma Bürosu denilen yerde çalışan ve yalnızca kendisine avukat tutamayacak durumda olanların ceza davalarına bakan bir avukat. Bizdeki CMK sistemine benziyor.

Clay, yeni bir ceza davası alıyor. Bir cinayet mevzusu. Müvekkili olan sanık, cinayeti işlediğini kabul ediyor ama neden bu cinayeti işlediğine dair hiçbir şey söyleyemiyor. Çünkü neden öldürdüğünü bilmiyor. Canı istemiş o an, o yüzden öldürmüş. Mantıklı hiçbir açıklaması yok.

Clay, bu çocuğun cinayet işleme sebebini araştırırken bir ilaca ulaşıyor. Uyuşturucu bağımlılarının bu bağımlılıklarını ortadan kaldıran ama yan etki olarak insanlarda cinayet işleme isteği uyandıran bir ilaç. Vay dostlar vay.

Clay tam bu olayı yeni farketmişken bir adam çıkageliyor yanına. İlacı üreten şirketin bir adamı.Max Pace adı. Clay'i paraya boğacağını ama karşılığında bu ilacı kullanan ve cinayet işleyen insanlarla ve kurbanların aileleri ile görüşüp dava açmama konusunda anlaşmasını istiyor. Bunun için de o ailelere ciddi bir para teklif ediliyor.

Buradan da toplu tazminat denilen bir kurum olduğunu öğreniyorum Amerika'da. Yukarıda örneklerini verdiğim tazminat getirecek olaylar, eğer çok fazla insanın (binlerle ifade edilebilecek kadar çok insanın) başına gelirse avukat bu insanların vekaletini alıyor, sonra da ilgili firmaya gidip ''Ya şu kadar tazminat ver, ya da mahkemeye giderim, hakkında dava açarım.'' diyor. Firmalar da mahkemelik olurlarsa isimleri bundan olumsuz etkileneceği için tazminat ödemeyi kabul ediyor. Bu tazminatlardan belli bir miktar vekalet ücreti alan avukatlar da ihya oluyor.

Clay, bu işin tadına varınca bırakamıyor tabi. Fakir bir avukatken bir anda jeti, teknesi olan acayip zengin bir avukata dönüşüyor. Peki papaz her zaman pilav yer mi? Okuyun görün.

27 Ağustos 2010 Cuma

SOKAK AVUKATI


SOKAK AVUKATI

(THE STREET LAWYER)

Yazarı: John Grisham

Yayınevi: Remzi Kitabevi

Basım Yılı: 1.Basım-1998

Sayfa Sayısı: 319

Amerika'da avukatlar saat üzerinden mi para alıyor acaba? Bu kitapta Michael, 800 avukatın çalıştığı dev bir hukuk firmasında çalışmaktadır ve ücretini saat üzerinden alır. Yıllık kazancı da milyon dolar ile ifade edilecek düzeydedir. Ama sonra bu parayı elinin tersiyle itecektir.

Daha önce okuduğum ''Pasaklı Tanrıça'' kitabında da böyleydi. Çalıştığı her saat için ücret alan ve toplamda milyon dolarlar kazanan, çalıştığı hukuk bürosunun ortağı olmasına ramak kalmış bir avukat, sonra aşkı yüzünden bu muazzam olanağa yüz çeviriyordu.

Hasta mısınız oğlum siz? Hem o paraları kazanmaya devam edip, hem de vicdanınızın, kalbinizin, ve benzeri haltlarınızın sesini dinleyemez misiniz?

Bu kitapta Michael efendi, kendini evsizlere adıyor. Çalıştığı firmayla ters düşüyor. Yahu be adam, hem mevcut büronda çalışmaya devam edip, hem de kazandığın milyon dolarlardan bir kısmını evsizlere harcayabilirdin. Niye illa ikisinden birini seçmek zorunda bırakıyorsun ki kendini? İkisi de pekala birlikte yürütülebilirdi.

Te Allah'ım ya. Para kazanıp da harcamasını bilmeyen insanlara çok üzülüyorum.