GÖRÜNMEZ ADAM
(The Invisible Man)
Herbert George Wells
1897
Çeviren: Ali Kaftan
İthaki Yayınları
5.Baskı - Ekim 2019
225 sayfa
Aslında ünlü yani gayet de görünür
olmak isteyen bir adamın görünmez olma hikayesi.
Görünmez olma buluşuyla şöhret
olmayı hayal ediyor ama görünemediği için arzu ettiği üne de kavuşamıyor.
Süper gücün olsa ne olmasını
istersin, sorusuna verilen klişe bir yanıttır görünmez olmak. Kitapta bunun o
kadar da istenesi bir şey olmadığı anlatılıyor. Enine boyuna düşününce görünmez
olmak çok da iyi bir şey değilmiş.
Şöyle bir ayrımı anlamak gerekiyor
belki de. Görünmez olunca vücut bütünlüğümüz fiziki tamlığını korumaya devam
edecek mi etmeyecek mi? Yani görünmezim, ama başkaları beni görmediği için
koluma bacağıma dokunabilirler. Dolayısıyla beni görmedikleri için ben dikkatli
olmazsam bana çarpabilirler. Görünmezlik denince aklına kapılardan duvarlardan
geçebilmek gelenler için hatırlatıyorum bu ayrımı. Kitaptaki adam da bu yüzden
sıkıntılar yaşıyor.
*
Küçük bir kasabadaki hana gelen yabancı, herkesin dikkatini çekiyor. Adamın
başı sarılı, üstünde palto, gözünde gözlük… Kendisini deneysel araştırmacı diye
tanıtıyor. Odasında rahatsız edilmeden çalışmak istiyor. Kimseyle konuşmuyor.
Bir gün kasabanın doktoru onu ziyarete gidiyor, bağış istemek için. O
sırada doktor, adamın kolu olmadığını fark ediyor. Kolu yok ama sanki
varmışçasına paltosunun kolu hareket ediyor. Doktor bu duruma anlam veremeyip oradan kaçıyor.
Han sahibi kadın ödeme gecikti diye adama çıkışıyor. Adam da sinirlenip yüzündeki
sargıları açıyor… Ama kimse bir şey göremiyor, yok. Yüzü yok.
Birkaç gün önce papazın evindeki hırsızlığı da bu adama yüklüyorlar ve adam
hakkında tutuklama kararı çıkıyor. Adam kaçıyor.
Gazetelerde haberleri çıkıyor Görünmez Adam diye.
Okuldan arkadaşı Doktor Kemp’in evine gidiyor. Adını da ilk ona söylerken
öğreniyoruz: Griffin.
Griffin, albinoymuş. Deneyler yaparmış. Deneylerinde insanın görünmez
olabileceğini keşfetmiş. Bu keşfini dünyaya açıklayıp ünlü olmayı düşlermiş. Bu
sırada para lazım olmuş, babasını soymuş, ama para babasının değilmiş ve babası
intihar etmiş. Kaldığı evin sahibi kira
istemek için geldiğinde evdeki deney malzemelerinin kedi kesmek için
kullanıldığından şüphelenmiş ve Griffin'i polise haber vermiş. Griffin korkmuş ve
deneyini kendi üzerinde hemen gerçekleştirmiş. Görünmez olmuş, evi yakmış,
delilleri ele geçmesin diye.
Görünmez olmuş olmasına ama bunun
sıkıntılarını öngörememiş. Örneğin ayaklarını
göremediği için yürümekte zorlanmış, giysiler gözükeceği için üzerine giysi
giyemediğinden üşümüş, yağmur ve kar yağdığında yağmur ve kar tanelerinin
üzerinden aşağı damlaması nedeniyle yerini belli etmesi ve görünmezliğinin
tehlikeye girmesi söz konusu olmuş… gibi.
Arkadaşı Kemp, Griffin’i dinliyor ama gizlice de polise haber
veriyor. Griffin kaçıyor.
Çok öfkelenen görünmez adam Griffin, Kemp’ten ve herkesten intikam almaya
karar veriyor. Kemp bunu tahmin ettiği
için herkese onun tehlikesini duyuruyor ve herkes evlerini, kapılarını,
pencerelerini kilitleyerek önlem alıyor.
Griffin, Kemp’in evine girmeyi başarıyor ve onu yakalamaya çalışıyor. Kemp dışarı
kaçıyor. İşçiler Kemp’i görüyor. Kemp, görünmez adam tarafından kovalandığını
haykırıyor ve işçiler görünmez adamı ele geçiriyor. Sopalarla vuruyorlar, görünmez
adam ölüyor. Ölünce vücudu görünür hale geliyor.
*
Görünmezlik teknik olarak da anlatıyor kitapta.
“Bir cisim ışığı ya emer ya yansıtır ya da kırar ya da bunların hepsini
birden yapar. Ne emer ne yansıtır ne de kırarsa, kendisi görünür olmaz.” Sf.135
“Camı kendisininkine yakın bir kırılma katsayısına sahip bir sıvının içine
koyarak görünmez hale getiriyorsun.” Sf.136
İsteyen buyursun yapsın.
*
Kitabın yazarı H.G.Wells
hakkında “Bilimkurgunun Skakespeare’i” deniyor.
Jules Verne ile aynı dönemin yazarı.
Eserleri kıyaslanıyormuş zaten. Jules Verne daha soft macera serüven anlatıcısı.
Wells ise daha sert. Bir de Jules Verne kitaplarında gerçek olabilecek buluşlar
var. Wells’in kitabında ise buluş heyecanı yok, başka ve bir parça ürkütücü bir
hayal gücü var.