Tayfun Pirselimoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tayfun Pirselimoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2014 Pazartesi

KERR




KERR

Yazarı: Tayfun Pirselimoğlu

Yayınevi: İthaki Yyaınları

Basım Yılı: 1. Baskı- Ocak 2014

Sayfa Sayısı: 256


Cezmi Kara.

Bir cinayete tanık oluyor. Ondan sonra da hayatı boka sarıyor.

Sonu gelmez bir soruşturma içinde buluyor kendisini. Esrarengiz bir ortam içinde kalıyor. Tuhaf tuhaf insanlarla karşılaşıyor, acayip acayip sorulara muhatap oluyor. Afallıyor bu da. Kim nereye sürüklerse oraya gidiyor. Hiç bir durup sormak yok “Ne oluyoruz? Sen kimsin? Niye beni burada alıkoyuyorsun?” diye. Saçma sapan işlerin içinde.

Bu belirsizliği ile bana Melih Cevdet Anday'ın “İsa’nınGüncesi” ve Kafka’nın “Dava”sını anımsattı. Onlarda da bu belirsizliğin yarattığı sıkıntıyı yaşamıştım okurken.

2 Şubat 2014 Pazar

ÇÖL MASALLARI





ÇÖL MASALLARI

Yazarı: Tayfun Pirselimoğlu

Yayınevi: İthaki Yayınları

Basım Yılı: 1. Baskı – 2005

Sayfa Sayısı: 311


Ne aradım bu kitabı.
 
Bir arkadaş tavsiye etti.

Bilindik kitapçılarda yok.

Sahafların yolunu tuttum. Oralarda da yok.

Sahaflar da zaten bu konuda çok komik olabiliyorlar.

-          Çöl Masalları var mı?
-          Çöllll??? Hmm. Yok.

Kafasının içinde bir çeşit arama motoru var galiba. Hiçbir kaydı kuydu olmayan devasa dükkanda nasıl bilebiliyor olup olmadığını, hayret ediyorum.

Neyse, arayan bulur. Nitekim buldum.

Arkadaşın tavsiyesi gayet yerindeymiş. İyi geldi.

Özellikle, ucuz diye aldığım, herkesin kötü, herkesin ahlaksız ve üstüne üstlük gerçekçi olduğu onlarca Orhan Kemal kitabının üstüne çok iyi geldi.
  
Kahramanımız çocukken evde açmasına müsaade edilmeyen kapıyı açıyor. Kapının öbür tarafında bambaşka bir dünya var. Uçsuz bucaksız bir çöl.

Ve bu uçsuz bucaksız dünyada herkesin anlatacak bir hikayesi var.

Bu hikayelerle örülü roman türünü – bilmiyorum gerçi resmi olarak böyle bir tür var mı- ilk olarak İhsan Oktay Anar’ın "Efresiyab’ın Hikayeleri"nde okumuştum. Bu kitap da bana onu anımsattı.

Bambaşka, fantastik hikayeler. Ama bütün hikayeleri kapsayan bir roman.

Seviyorum bu türü. Tek başına hikaye sevmiyorum ama böyle roman içinde eritilince keyifle okuyorum.

Kitaptaki hikayeler çok tuhaf. Rüya gibi. 

Bir kadın cesedine aşık olan adamlar, cesedin kocasının gelip ölü kadın kendisini aldatıyor diye onu tekrar öldürmesi en aklımda kalan oldu mesela.

Sonra hırsızlık yaptı diye bir kadının elllerini kesen celladın, sonra o ellere muhtaç olup kadın elli bir dev adam olması... falan.

Evet hakikaten neyin kafası bu. Bir yandan komik gibi de gülesim geliyor, ama genel olarak manyak diyebilirim.