10 Ekim 2018 Çarşamba

ROMA'NIN BATISI



ROMA’NIN BATISI

(West of Rome)

John Fante

Çevirmen: Avi Padro

Parantez Yayınevi

Basım Yılı: 2004

181 sayfa


İki öykü var kitabın içinde:

1- Dangalak Köpeğim

2- Orji


DANGALAK KÖPEĞİM

Henry ve Harriet bir gün evlerinin bahçesinde bir köpek buluyorlar. Dev gibi bu köpeğin adını Dangalak koyuyorlar.

Köpek biraz saldırgan, saldırganlığı insanlara özellikle erkeklere cinsel saldırı şeklinde.

O yüzden aile üyeleri bu köpeği istemiyor ama Henry köpeği çok seviyor. Köpeğin başka köpeklere ve insanlara karşı olan galibiyetlerini kendi galibiyeti gibi değerlendirip seviniyor.

*

Üçü erkek biri kız dört tane çocukları var Henry ve Harriet’in.

Pek iyi bir aile ilişkileri yok.

Kız, serserinin biriyle takılıyor.

Oğlanlardan biri askerden kaçmak için uğraşıyor.

Diğerinin dersleri iyi değil.

Bir diğeri beyaz ırka düşman, zenci kadınlara düşkün.

*

Henry çocuklarını pek sevmiyor, çocuklar da onu.

Yazarlık, senaristlik yaparak para kazanmaya çalışan Henry epeydir iş bulamadığı için geçim sıkıntıları var. Çocuklar başlarından gittikçe seviniyor Henry. Kaldı üç, kaldı iki diye sayıyor giden çocukların ardından.

Kız, serseri ile evlenip gidiyor.

Oğlanlardan biri askere gidiyor.

Diğeri zenci bir kadınla evlenip gidiyor.

Böyle böyle baş başa kalıyorlar karı koca.

Henry bu defa hayalini gerçekleştirmek üzere Roma’ya gitmeye karar veriyor. Bazı şeyleri satıyor, ama istediği kadar para elde edemiyor.

Çocuklarından birinin başına geleni bahane edip karısına Roma’ya gitmekten vazgeçtiğini söylüyor.

*

Bu arada Dangalak evden kaçıyor.

Askere giden çocuk Dangalak’ı çok sevdiği için Dangalak’ı arıyor karı koca. Bir gün bir adam köpeği bulduğunu söylüyor.

Gidiyor Henry ve köpeği alıyor. Ama köpek bu arada dişi bir domuza aşık olmuş. Domuzu da satın alıp eve dönüyor.

*

Henry öylece ufka bakarken ağlayıveriyor ve hikaye bitiyor.

*

Komik bir dili var.

Henry’nin ağzından okuyoruz hikayeyi. Pek ilgili bir baba sayılmaz. Çocuklar da pek hayırlı evlat sayılmaz.

Yine de bence kazasız belasız bir aile hayatları oluyor. Büyük belalara bulaşmıyor çocuklar. Küçük belalar sadece.


ORJİ

Bu da iç açıcı olmayan bir aile hikayesi.

Yine fakir baba ve ailesi.

Bu defa küçük bir çocuğun ağzından hikayeyi dinliyoruz.

*

Babasının kötü bir arkadaşı var. Kötülüğü patavatsız oluşunda. Bir de ateist, o yüzden sevmiyorlar.

Kadın, kocasının bu adamla görüşmesini istemiyor ama kocası bu adamla birlikte iş yapıyor.

Bir gün bir altın madeni satın alıyorlar. Altın çıkacak umuduyla her gün aile dua ediyor ama çıkmıyor.

Babası madene gidip geliyor.

Anne şüpheleniyor işin içinde bir kadın olduğundan. Çocuğu yolluyor babanın peşinden.

Baba ve arkadaşı çocuğu bir süre oyalıyorlar. Sonra bir kadın geliyor. Çocuktan kaçıyorlar ama bir yere kadar.

Çocuk sonra babasını, babasının arkadaşını ve kadını beraber çıplak görüyor.

*

Yavrucuğun annesi çok dindar bir kadın.

Çocuğun yanına kutsal su koymuş.

Çocuk kutsal suyu alıp babasının, babasının arkadaşının ve kadının üstüne döküyor kutsal su onları düzeltsin diye.

Yaaaa kıyamam.

Sonra çocuk babasının arkadaşını dövüyor. Ardından baba oğul evin yolunu tutuyorlar.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder