15 Şubat 2021 Pazartesi

TEHANU

 


TEHANU

Ursula K. Le Guin

1990

İngilizceden Çeviren: Çiğdem Erkal İpek

Metis Edebiyat


Yerdeniz serisinin dördüncü kitabı.

Serinin diğer kitapları için bkz:

1- Yerdeniz Büyücüsü

2- Atuan Mezarları

3- En Uzak Sahil

4- Tehanu

5- Yerdeniz Öyküleri

6- Öteki Rüzgar


Yazar aslında Yerdeniz'i bir üçleme olarak düşünmüş. Ama üçüncü kitaptan sonra bitirmeye gönlü el vermemiş. Demiş ki:

"Yerdeniz Üçlemesi'nin son kitabı En Uzak Sahil, düşlemeyi bırakmadığım bir düş gibiydi. Ve düşlemekten uzun süre vazgeçmedim. Tehanu böyle ortaya çıktı: Ged'in kendi hayatının nasıl sona ermesi gerektiği konusunda yanıldığını ve bana Yerdeniz'in gerçekten son kitabında kılavuzluk edecek kişinin Tenar olduğunu keşfetmek çok hoş bir sürpriz oldu. Üçlemeye eklediğim bu yeni sona 'Olsun da Geç Olsun' adını da koyabilirdim."

Geç olsun, güç olmasın. Bence de Tenar'ı "En Uzak Sahil"de bırakmak çok iyi bir fikir değildi. Hayatının devamı konusunda meraklandırarak bitiyordu. Ama çok da meraklanmaya gerek yokmuş. Evlenmiş, çoluğa çocuğa karışmış Tenar. Ev işlerinden ve çocuk yetiştirmekten başını kaldırmamış. Onca badire atlatan kızın, gayet sıradan, normal, nosnormal, dümdüz bir kadın olması... Mhhh buruk. O kadar sıradan ki ev işine kadın iş gözüyle bakan, evliliği de çocuk yetiştirmesi de görev gibi olan... Ay Tenar, ne yaptın kendine? 

Gerçi mutluysan, keyfin yerindeyse tamam. Ne haddime yok sıradan, yok dümdüz demek. Ama işte mutlu olmamışsın. Bir terslik hissetmişsin bunca yıl.

*

Tenar ki -kendisi Çakmak'ın dul karısı Goha diye anılıyor- kocası ölmüş, kızını evlendirmiş, oğlu denizci olmuş. İşte şimdi yalnız kalmış ve düşünmek için tam zamanı olmuş. Böyledir. Gençken hayat gailesi ve hayaller arasında koşturmaktan, evlenip çoluğa çocuğa karışınca onların telaşesinden kendini unutursun. Sonra çocuklar gider, eş gider ve tek başına kalır, düşünmeye başlarsın. Halbuki daha evlenmeden ve çoluğa çocuğa karışmadan düşünmeye başlasan... Zaten o zaman da evlenmez ve çocuk yapmazsın. Haha!

*

Tenar, şiddete maruz kalmış Therru adında bir kız çocuğunu bağrına basıyor. Ona kötülük etmek isteyenler oluyor, Tenar kızı koruyor, kaçırıyor. 

*

Bu arada Ged bir önceki kitapta ejderha Kalessin'in sırtındaydı. Hah, geldi. Ged ve Tenar yıllar sonra karşılaşıyorlar. Yaşlanmışlar. Ged artık gücünü kaybetmiş. Ben bu ikisini tee "Atuan Mezarları"ndan beri birbirlerine yakıştırıyordum, kısmet bugüneymiş. Artık birlikteler. Therru da onlarla. Ve Therru da aslında büyücü. Büyüyünce geçecek ülkenin başına. Ay işte tam mutlu son. 

*

Kadınlık anlatılıyor bu kitapta. Kadınların gücünün nasıl bastırıldığı ve kadınların da buna karşı koymadığı ya da koyamadığı. 

Tenar mesela ev işlerini hep kendisi yapmış. Kocasına, oğluna her şeyi hazır etmiş. Oğlu denizci olup gittikten yıllar sonra dönüyor. Tenar oğluna "Kahvaltını kendin hazırla!" diyor, oğlu da tabii yadırgıyor. Tenar da anlıyor bunun için geç kaldığını. E yani? Bunca yıl hiçbir ev işine karıştırmadığın insandan birden hadi bu işi de sen yap diye beklemek akıl karı mı? Yavaş yavaş ve doğru bir üslupla başarılı olunabilir belki. 

*

Mutlu son dedim yukarıda ama yine son değil. Yazar kolay kopamamış seriden. 

Devam edecek...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder