16 Ocak 2023 Pazartesi

EFSUNCU BABA

 

EFSUNCU BABA

Hüseyin Rahmi Gürpınar

1924

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

7.Basım- Şubat 2021

82 sayfa
Çok delice bir hikaye. Kendisini akıllı zanneden deliler ve akıllı olmadığının farkında olan serseriler. İlki çok tehlikeli. Uzaktan komik gözüküyor ama etkileri itibariyle tehlikeli. 

*

Kirkor ve Agop fakir fukaradan iki kafadar. 

Bu açıdan şu ikisine benziyorlar: 

Bkz: Mercier ile Camier /Samuel Beckett

Ebulfazl Enveri, zengin ve aklı biraz noksan bir adam. Babası taşlarla, iksirlerle uğraşırmış, Enveri'den ondan kalan bilgilerle hayatını uğurlu/uğursuz ayrımı yaparak, batıl inançlar içinde sürdürüyor. Eline geçen bir tılsımlı kitaptaki hazineyi bulmak için Binbirdirek Sarnıcına gidiyor. Hazinenin anahtarının orada olduğuna inanıyor. Kirkor ile Agop da onu görüyor.

Kirkor ve Agop Enveri’yle konuşmaya gidiyorlar, onun deli olduğunu hemen anlıyorlar. Divanelik bulaşır diye çekiniyorlar ama devam ediyorlar. Enver, bu ikisini melek sanıyor, çünkü aradığı hazineyi iki meleğin koruyacağına inanıyor. Agop ile Kirkor da bozuntuya vermiyor, melek pasaportumuz yanımızda yok, şimdilik insanız diyorlar.

Enveri’nin karısı ve kızı da inanıyorlar Enveri’nin evliya ve bu ikisinin melek olduğuna.

Enveri’nin kızı Mevlüde. Mevlüde'nin bir talibi var, Nurullah Hasip. Ama Enveri izin vermiyor kızının bu adamla evlenmesine. Uğursuz buluyor ve astronomik açıdan uygunsuz bir zaman olduğunu düşünüyor.

Enveri, defineyi bulmak için bir kuyunun dibine inilmesi ve oradaki talimatları izlemek gerektiğini okuyor. Agop ve Kirkor ile kuyuya gidiyor. İkiliden birini kuyunun dibine indiriyor. İnen adam sesleniyor yukarı, cennet gibi yer görüyorum, altın köşk görüyorum… Arkadaşı aklını kaçıracak, inanamıyor. Adam çıkıyor yukarı. Enveri’den ayrı yalnız kalınca anlatıyor arkadaşına gerçekte olanları. Meğer kuyunun dibinde biri onu tutmuş, silah zoruyla sözlerini tekrar ettirmiş. Bir de mektup tutuşturmuş eline. İki adam o mektubu bırakıp kaçacaklarmış. Mektupta Mevlüde’nin evlenmesinin hayırlı olacağı, iki melek olarak görevlerinin sona erdiği ve gittikleri yazıyormuş.

Agop ve Kirkor bu planı uyguluyorlar ve kaçıyorlar.

Enveri de bu mektuba inanıp kızını evlendiriyor ve define için yeni talimatlar bekliyor.

O bekleyedursun yazar bu delillere ve delilere yaltaklık edenlere ve de kendisini akıllı sanan delilere saydırıyor. Akıllı görünen bir divane olarak Enver Paşa'yı gösteriyor:
 “Kendini Türklüğü ve İslamiyeti kurtarmakla görevli bilen Enver Paşa… Kurtarmaya uğraştığı Türklüğü büsbütün harap etti. Bu zafersiz kahramanın kefenlendirmeden gömdüğü insanların hesabını eğer Cenabıhak ondan soracaksa aman yarabbi!.. Soramayacaksa şöyle böyle günahları işlemekten hiç korkmayalım.” Sf.77

“Enver son nefesine kadar kendini pek büyük bir işle müjdelenmiş bildi. Üst üste gelen müthiş başarısızlıkları onun kendine güvenini kırdıramadı. Siyasi ve askeri maharetinin son iflası felaketinde İstanbul’dan adi suçlular gibi kuyruğu kıstırıp kaçtı. Hamiyeti onu diğer bir İslam beldesine koşturdu.” Sf.77

Sonunda da mesajını veriyor:

"Henüz çoğumuz hayatın özünü anlayamayarak havada saadet, kuyu dibinde cennet arayan, birbirimizden keramet bekleyen, boş şeylere kapılan, vaatlere aldanan saf kimseleriz.” Sf.77

*


Kitapta Puslu Kıtalar Atlası’nı andıran efsunlu bir dil var. 

Bkz: Puslu Kıtalar Atlası / İhsan Oktay Anar

Bir de Efsuncu Baba'yı Don Kişot’la aynı kafada buldum:


Ayrıca Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın diğer delice kitapları için


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder