27 Ağustos 2019 Salı

BENİM SEVGİLİ BAŞKANIM EKREM İMAMOĞLU



BENİM SEVGİLİ BAŞKANIM

EKREM İMAMOĞLU

Şirin Mine Kılıç

2016

Hümanist Yayıncılık

8. Baskı – Mayıs 2019

219 sayfa


Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olmasına kadar olan dönemi anlatıyor kitap. Henüz ufukta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yokken. Ama plan veya hayal olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmayı da aklından geçirmiş İmamoğlu o dönem. Yapılan söyleşiler yer alıyor kitabın sonunda, orada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı nasıl olmalı tarzı bir soruyu cevaplıyor.

Bu konulardaki düşüncesi şu: Şehirlilik bilinci olmalı. İnsanlar yaşadıkları şehri benimsemeli. Ancak o zaman şehir güzelleşir.

*

İmamoğlu Trabzon’da doğmuş, sonra İstanbul’a gelmişler.

Babası ticaretle uğraşıyor. Zengin bir aile. Kitapta sık sık İmamoğlu’nun mütevazılığından bahsediliyor. Zengin bir ailenin çocuğu olmasına rağmen arkadaşları İmamoğlu’nun zengin olduğunu bilmezler, anlamazlarmış. Öğrenince de çok şaşırırlarmış.

Ev alım satım işleri ile uğraşan babası ile birlikte Beylikdüzü’ne gelmişler. Beylikdüzü o zamanlar dutluk. Zamanla sadece konut üzerinden yükselen bir yerleşim oluyor. İnsanların sabah başka bir ilçede işe gidip akşam yatmak için geldikleri bir kent otel diye tanımlanıyor Beylikdüzü. “Beylikdüzülüyüm” diyen kimse yok.

İşte İmamoğlu bu anlayışı kırmaya çalışmış. Başlangıçta belde olan Beylikdüzü sonradan ilçe olmuş ama insanların sosyal faaliyetleri için bir yer yokmuş. Tamamen konut. İmamoğlu daha belediye başkan adayı bile değilken işe koyulmuş. Sosyal faaliyetler için yerler, parklar, bahçeler, kültür merkezleri…vb için uğraşmış. En çok da Dayanışma Evi denilen hizmet işe yaramış. İnsanların hangi partiden olduğu sorgulanmaksızın onların ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışan yerler olmuş Dayanışma Evleri.

İmamoğlu’nun yükselişi parti içinde bazı muhalif seslere sebep olmuş. Ama İmamoğlu yılmamış. Aslında bir ara yılar gibi olmuş, ama yakın çevresinin desteği ile yola devam etmiş.

Beylikdüzü Belediye başkanı adayı olduğunda zaten önceki yıllarda yaptığı pek çok hizmet nedeniyle halkın oyunu kazanmış. İnsanlara “Daha belediye başkanı bile değilken bunca şey yaptıysa bir de başkan olursa kim bilir neler yapar?” dedirtmiş.

*

Kitapta İmamoğlu övülüyor tabii bol bol. Çocukluğundan beri ne kadar çalışkan olduğu, sorumluluk almaktan çekinmeyişi, iyi bir organizatör oluşu, insanları iyi tanıyıp onlara doğru görevler vermesi, işi uzmanına bırakması, herkesin sevgisini kazanmaya çalışması…vb

“Sıradışı bir başarı ve liderlik öyküsü” deniyor kitabın alt başlığında. Sıradışı değil aslında, bence olması gereken, normal olan bu,  ama kabalığın ve nobranlığın yüceltildiği bir dönemde olduğumuz için normal olan sıradışı gibi gözüküyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme