3 Nisan 2011 Pazar

GURBET HİKAYELERİ


GURBET HİKAYELERİ

Yazarı: Refik Halid Karay

Yayınevi: İnkılap Kitabevi


Basım Yılı:2000


Sayfa Sayısı: 79


Kardeşime öğretmeni ödev olarak vermiş bu kitabı. Benden rica etmişti almamı. Bir kısası varmış bunun, bir de uzun olanı. ''Kısa olanı alın'' demiş öğretmen. 79 sayfalık bir şey işte kısa olanı. Mini mini, iki üç sayfalık öyküler var içinde.

Gurbette duyduğu vatan hasretini dile getiren Yazar, hatıralar şeklinde anlatmış yaşadıklarını. Şu öykülere yer vermiş kısaca:



YARA:
Yaralı bir Bedevi Yazara gelir. Onun iyileştirilmesini sağlar. Bedevi, o sırada gebe olan atının tayını kendisine hediye edeceğine söz verir. 3 yıl sonra da kendisine bir tay hediye edilir.


ESKİCİ:
Hasan, anne ve babası öldükten sonra Filistin'deki halasının yanına gönderilir. Burada karşılaştığı bir eskiciyle Türkçe konuşmaya başlar ve gurbetteki iki Türk, hasretle ağlaşırlar.


ANTİKACI:
Fransız bir zengin, ibrik koleksiyonu için önemli bir antikacıyı bulmak üzere Yazardan yardım ister. Bu antikacı garip görünümlü Afganlıdır. Ama yıllar sonra Yazar farkeder ki, bu antikacı aslında Afganlı değil, İngiliz bir subaymış.


TESTİ:
Lübnan'ın bir köyünde insanlar suyu, testiye ağızlarını değdirmeden içerlermiş. Ağızlarını havaya açar ve uzaktan suyu gırtlaklarına dökerlermiş. Bir genci bu sırada arı sokmuş gırtlağından ve ölmüş. Yazar, bu şekilde su içmek yüzünden bir gencin ölmesine rağmen, yine aynı şekilde su içen gençler görmüş. Ah insanoğlu, hiç mi ders almazmış.


FENER:
Bir Bedevi hayatında ilk kez kasabaya geliyor. Pazar yerinde bir fener görüyor. Bundan çok etkilenip satın alıyor. Ama bir gün fener yanmaz oluyor. Yazara geliyor. Yazar, çaktırmadan fenere pil takıyor. ''Sultanına dua etmezsen söner'' diyor. Bedevi bir daha gelmiyor. Muhtemelen pili yeniden bitiyor ama duasında kusur ettiğini düşündüğü için gelemiyor.


ZİNCİR:
Korkunç görünümlü bir köpek, bir gün zincirlerini kırıyor. Dışarıda muhtemelen kendisinden daha korkunç köpeklerle karşılaşıyor ve tekrar eski sahibine dönüyor. Ama artık eskisi gibi kendisini güçlü hissetmiyor. Ona asıl gücü verenin hiç kopmayacakmış gibi olan zincir olduğunu anlıyor.


GÖZYAŞI:
Dul Ayşe, köyünü düşman basacağından korktuğu için çocuklarıyla beraber kaçıyor. Ama yolda çocukları bir bir ölüyor. Ayşe de o günden beri ağlayamıyor.


KEKLİK:
Bir avcı, dişi keklik sesiyle tuzağa düşürdüğü erkek keklikleri avlıyor.


AKREP:
Entarisinin içinde bir sürü akrep yaşayan bir Bedevi'yi bir gün bir akrep sokmuş. Sokar sokmaz da akrep ölmüş.


KÖPEK:
Sokaklarda yaşayan Osman, kendisi gibi sokaklarda yaşayan bir köpekle dostluk kuruyor. Osman, jandarmalar tarafından sınırdışı ediliyor. Köpeğini de yanında götürmek istiyor. Jandarmalar izin vermiyor. Israr eden Osman'ı vurup yuvarlıyorlar. Bunu gören Köpek, oracıkta gözlerini yumuyor ve ölüyor.


ÇIBAN:
Hadramut çıbanını bir cadı tedavi ediyor. Çıbanı bağlıyor mağlıyor birşeyler, ilkel ama etkili yöntemler.


KAÇAK:
Kaymakam birgün Ruslara esir düşmüş ama sonra kaçmış. Donmak üzereyken kendisini bir Alman aile kurtarmış. Burada bir gece kaldıktan sonra kendisine kapıyı göstermişler. Ruslar, bir Alman ailenin bir Türk subayı sakladıklarını düşünürlerse kötü olur diye.


GÜNEŞ:
Bir Osmanlı subayı, bir aşiret reisine altın götürecekmiş. Zorlu bir yolculuğun sonunda altınları ulaştırmış ve bu yüzden onun için kırk gün kırk gece eğlence düzenlenmiş. Ya da o başına güneş geçtiği için böyle sanmış.


HÜLLE:
Adam, hiç tanımadığı bir kadınla bir gece düğünsüz derneksiz aniden evlenmiş. Sabaha karşı da ayılmış. Çünkü sevdiği kocasının boşadığı bir kadın, dini kurallar gereği, nikahı yenilemek için hülle yapmış.Sırrının şehirde duyulmaması için bir yabancı seçmiş.


Ben böyle biraz bok gibi anlattım çok affedersiniz ama yazar tabi bu öyküleri daha güzel dile getirmiş.

11 yorum:

  1. rifik halit karay okuduğum yazarlar arsında değil ama öykülerin konuları dikkatimi çekti...

    YanıtlaSil
  2. öyküler çok kısa, birkaç sayfa olduğu için su gibi akıyor zaten kitap. çok zamanını almaz okumak istersen.

    YanıtlaSil
  3. cok saolun ya kıtabı okumam gerekıyordu ama alamadım .bu cok işime yaradı elinize sağlık :)

    YanıtlaSil
  4. Ödev olarak verildi herhalde. Kardeşime de ödev olarak verilmişti, o sayede benim de elime geçmişti kitap.
    Bir bana ödev olarak verilmemiş herhalde:)

    YanıtlaSil
  5. bizi bu kitaptan sınav yapacaklar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam bir sınav veya ödev kitabı olmuş bu belli ki.

      Sil
    2. Kitabı okumam gerekiyordu.Tamda sınav haftasıydı hiç uğraşamam dedim 24kişi arasından sadece ben okumadım.Yarında sınavım var.Altısite buldum en güzeli bu eyvallah çok işime yaradı sağol gardaş

      Sil
    3. Rica ederim gardaş ama yine de keşke okusaydın.
      Daha sonra bir ara oku istersen ama yine de sen bilirsin .)

      Sil
  6. çok işime yaradı teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşinize yaramasına sevindim.

      Sil