13 Mayıs 2013 Pazartesi

TALAT PAŞA'NIN ANILARI



TALAT PAŞA’NIN ANILARI

Hazırlayan: Alpay Kabacalı

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Basım Yılı: 1. Baskı-1986, 3 Baskı-Temmuz 2006

Sayfa Sayısı:191


Talat Paşa, İttihat ve Terakki’nin önde gelenlerinden bir mebus.  Hatta lideri konumuna gelmiş biri.

Türk siyasi tarihinde önemli bir yer teşkil ediyor.

Anıları bu kitapta, anlayabileceğimiz bir dilde toplanmış.

Kitap, anı olmasının yanı sıra bir savunma niteliğinde sanki.

1915’teki Ermeni olayları ile ilgili olarak saldırı oklarının hedefi olmuş Talat Paşa. O da ortaya çıkan olaylarda sorumluluğu olmadığını, bilakis sorumlu olanların cezalandırılması ile ilgili olarak elinden geleni yaptığını anlatmış.

Ermenilerin ve dünya kamuoyunun “soykırım” diye adlandırdığı bu olayın soykırım olmadığını düşünüyor ve buna inanıyorum.

Ruslarla savaş halindeyken, Ermenilerin düşmanla işbirliği yapması karşılığında ülkenin buna sessiz kalması beklenemezdi. Göç Kanunu çıkartılarak düşmanla işbirliği önlenmek isteniyor. Ama bu göç ettirme sırasında suçlu,suçsuz ayrımı yapılamaması ve göç esnasında gerekli güvenliğin sağlanamaması bir zafiyet elbette.

Bunun yanı sıra Ermenilerin Müslümanlara/Türklere yaptıkları göz ardı edilerek tek mağdurun kendileri olduğunu dünyaya benimsetmeleri de olağanüstü bir lobi çalışması.

Talat Paşam garibim de “Hıristiyanların Müslümanlara yaptıkları zulümler Avrupa’da büyük bir hoşgörüyle, sessiz karşılandığı halde, Müslümanların en ufak bir hareketi gereğinden fazla büyütülüyordu.” (sf 62) diyor haklı olarak. 

“Biz kendimizi anlatamıyoruz” diye düşünürdüm eskiden. Hani hala deveyle, fesle dolaştığımızı sanan yabancılar olmasını kendimize yontarız ya, “biz anlatamıyoruz, kendimizi tanıtamıyoruz.”

Ben artık öyle düşünmüyorum. Duymak istemeyen kulaklara ne anlatsan boş. Adam anlamak istemiyor, işine öyle geliyor, sen kıçını yırtsan da anlamayacak.

Yakın bir geçmişte aydınlarımız(!) “Ermenilerden özür diliyorum” diye kampanya başlatmıştı. Hep biz mi özür dileyeceğiz? Hep biz mi suçluyuz? Kaldı ki biz gayet bu konuyla ilgili özeleştirimizi yapabiliyoruz. Kitapta Talat Paşa:

Esas olarak askeri bir önlemden başka bir şey olmayan göç ettirme, vicdansız ve karaktersiz insanların elinde bir facia şeklini almıştır. Amacım bu hareketlerin çirkinliğini gizlemek değildir. Yalnızca, bu olaydan dolayı bütün hükümeti ve İttihat ve Terakki Komitesi yönetim merkezini ve bu işle hiçbir ilgisi olmayan üyelerini suçlamanın haksızlık ve keyfi hareket olduğunu söylemek istiyorum.” (sf 72)

Adam yapmış özeleştirisini. Suçlu olmadığına dair kanıtlarını da sunmuş.

Gerçi sadece anılardan yola çıkarak insanlar hakkında hüküm vermek yanlış olur. Anı dediğin sonuçta kişiye özel bir anlatı. Objektif olması çok zor. Yani Talat Paşa hakkında emin olamayacağım belki ama Türkiye Cumhuriyeti olarak “Ermeni Soykırımı” yaptığımız suçlamasını kabul etmiyorum. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder