PARİS’TE BİR OSMANLI SEFİRİ
Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin Fransa Seyahatnamesi
Hazırlayan: Şevket Rado
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
18.Basım - Ocak 2025
107 sayfa
Yirmisekiz Mehmet Çelebi 1720-1721 Paris elçimiz.
III.Ahmet tarafından 1720'de Fransa'ya büyükelçi olarak görevlendiriliyor.
(Bu arada Yirmisekiz lakabı, gençken Yeniçeri Ocağı’nın 28.taburuna yazıldığı içinmiş)
Mehmet Çelebi oğlu Said ile (sonradan sadrazam Said Paşa olacak) ve diğer görevlilerle Paris'e doğru yola çıkıyor. 21 Kasım 1720’de Toulon’dan ülkeye giriyor.
“Varup iskeleye çıkdıkda ol mahalde kapudanlar saf bağlamışlar. Bizi karşılayup aşinalıklar eylediler.” Sf14
diyerek hoş karşılandığını anlatıyor. Genel olarak hoş tutulmuş zaten. Saygı ve ilgi gösterilmiş kendisine.
Geldiklerinde ülkede veba salgını var. O yüzden zaman zaman karantinaya giriyorlar. “Kırantene” diye geçiyor kavram kitapta.
*
Sokaklarda bir sürü kadın olması şaşırtıyor elçimizi:
“Fransa memleketlerinde kadınların itibarı erkeklerden üstün olmağla istedikleri ne ise, işlerler ve murad ettikleri yere giderler.” Sf.19
*
Dönemin Fransa kralı XV.Louis on bir yaşında. Fransız Mareşal kralın gençlini güzelliğini övüyor:
“Kralımızın güzelliğine ne dersiniz?' diye sual eyledi. “Maaşallah” dedik. Sf.48
Mareşal krala diyor şöyle bir yürüyün görsünler, şimdi de koşun, koştuğunuzu görsünler.
Zaten bu Fransız sarayında kralı çeşitli şekillerde görme seremonisi var. Kral nasıl yemek yer, yatağında nasıl yatar, nasıl kalkar, nasıl giyinir izlemek isteyenler oluyor, bunun için önceden izin alıyorlar. Elçimiz bunu “adetleri böyle imiş” diye anlatıyor. Bizim elçiyi de yemek yerken izlemek isteyenler olmuş:
“Filan kimsenin kızı veya filanın karısıdır; yemek yidiginize bakmağa izninizi rica eder' deyu haberler gelüp kimini def’edemeyüp naçar ruhsat verirdik.” Sf.32
Ramazan ayında da elçimiz ve yanındakiler nasıl iftar eder, nasıl teravih namazı kılar izlemek için yüzlerce kadın gelmiş. Elleri de boş gelmiş. Elçimiz diyor "Bunlarda şey getirmek galiba adet olmamak gerektir." sf.82
(Kitabın ilk nüshası hazırlanırken bazı yerler daha güzel dursun diye değiştirilmiş, Mehmet Çelebi karalayıp düzeltmiş doğru bulmadığı kısımları. Bu Ramazan iftarını izleme kısmında yazma nüshada seyre gelen herkesin otuz kutu şekerleme getirdiği yazıyorken Çelebi bu satırı silip "bir kutu getirmiş yoktur" yazmış. "Bunlarda şey getirmek galiba adet olmamak gerektir." de onun düzelttiği not.)
*
Operaya da gidiyor tabii ki elçimiz. “Paris şehrine mahsup bir lûub var imiş, adına opera dirler imiş.”
Opera sahnesinde dekorun hikayeye göre değişmesi onu çok şaşırtıyor. “Görülmedikçe inanılmayacak kadar acaiplikler ve gariplikler temaşa olundu.” Sf.55 diye anlatıyor.
*
Avlara, hayvanat bahçelerine, saray bahçelerine vb davet ediyorlar. Güzel geziyor, inceliyor. Sonra krala veda edip dönüyorlar.
*
Doğum tarihi tam olarak bilinmeyen, 1660'lar olarak tahmin edilen Yirmisekiz Çelebi Mehmet'in parladığı dönem 1718 Pasarofça Antlaşması'nın müzakere heyetinde görev almasıyla oluyor. Orada yabancı soyluların saygısını kazanıyor.
III.Ahmet, 1730'da Patrona Halil İsyanı ile tahttan indirilince Yirmisekiz Mehmet Çelebi de gözden düşüyor. Son olarak Kıbrıs valisi olarak görevlendiriliyor ve 1732'de orada vefat ediyor.
*
Anılarını yazmış olması çok kıymetli. Ben de Fransa büyükelçisi olsam ben de anılarımı yazardım. Büyükelçi olup da anılarını yazmayan zaten ayıp eder.






