Mark Twain etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mark Twain etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2022 Cuma

HUCKLEBERRY FINN'İN MACERALARI


 

        HUCKLEBERRY FINN’IN MACERALARI

(The Adventures of Huckleberry Finn)

Mark Twain

1884

Çeviren: Umut Uyurkulak

Çınar Klasikler

1.Basım - Kasım 2019

465 sayfa


Tom Sawyer’ın kankası Huckleberry Finn'in maceraları, Tom Sawyer'ın spin off'u. 

*

Tom Sawyer'ın Maceraları'nda çok eğlenmiştim, bunda da çok eğlendim. Huck'ın maceraları biraz daha zorlu ama. Daha ciddi meselelerle uğraşıyor Huck. Hayatta kalmak, özgürlük, para kazanmak... gibi dertleri var. 

*

Tom Sawyer'ın Maceraları'nın sonunda Huck'ın, "dul bayan" diye anılan Bayan Douglas ve onun kız kardeşi Bayan Watson tarafından evlat edinildiğini okumuştuk. Daha doğrusu evlat edinmek değil de bakımını üstlenmek. Neticede Huck'ın hayırsız da olsa bir babası var. Ama baba pek ortalarda gözükmüyor ki ortalarda gözükmemesi daha hayırlı. Ortaya çıktığı zaman Huck'ın hayatını zorlaştırıyor.

*

Bayan Douglas ve Bayan Watson, Huck’a dini bir eğitim veriyorlar. Huck’ın kafası karışıyor. Dua ederek istediği her şeye kavuşabileceği söyleniyor. Huck da oltası için bir kanca diliyor, ama olmuyor. Bayan Douglas’ın bahsettiği Tanrı garibanlara yardım eden bir Tanrı iken Bayan Watson’unki öyle değil. Böylece iki Tanrı olduğuna karar veriyor Huck ve Bayan Douglas’ınkini tercih ediyor.

*

Bir gün Huck’ın babası çıkageliyor. Sarhoş baba, Huck’ın temiz pak halini görüp onu aşağılıyor. Bana caka mı satıyorsun, babandan üstün mü görüyorsun kendini, artık okul yok, bana para ver, viski alacağım… diye diye çocuğu kendi yanına alıyor. Dul Bayan çocuğun yasal hakları için mücadele ediyor ama hukuk ağır işliyor, o arada baba, Huck’ı kaçırıyor. Ormanda bir kulübede yaşamaya başlıyor baba oğul. Babası Huck'ı kulübeye kilitleyip gidiyor, geldiğinde dövüyor.

Huck buradan kaçmak istiyor. Ama Dul Balyan’ın yanına da gitmek istemiyor. Çünkü oradaki titiz hayattan da memnun değil. 

Çıkış yolu olarak kendisini öldü göstermeye karar veriyor. Nehirde boğulup öldüğünü sansınlar istiyor. Gerçekten de herkes onun öldüğünü sanıyor.

Ormanda Jim ile karşılaşıyor. Dul Bayan’ın siyahi hizmetçisi. Bayan Watson, onu köle tüccarına satmak istemiş, 800 dolar ediyormuş. Jim bunu duyunca kaçmış.

Jim ve Huck, yola ve yolculuğa beraber devam ediyorlar.

*

Huck, kasaba yakınlarındaki bir kulübede tanımadığı bir kadını görüyor. Yeni taşınmış olmalı. Ondan havadisleri alacağını umuyor. Kendisini başka biri gibi tanıtarak öğreniyor ki Huck’ı öldüğünü, onu öldürenin babası ya da Jim olduğunu düşünüyorlarmış. En çok Jim’den şüpheleniyorlarmış. Onu yakalayana ödül varmış.

*

Bir cinayete tanık oluyor Huck ve Jim. Kötü adamlar bir adamı öldürmek istiyor. Onu gemi batıp ölmüş gibi planlıyorlar. Gizli gizli yardım çağırıyorlar. Jim, öldürülen adamın Huck'ın babası olduğunu görüyor ama Huck'a söylemiyor. Okura da söylemiyor. Taaa kitabın sonunda öğreniyoruz bunu.

*

Başka bir diyara gitmeye karar veriyor Jim ve Huck. Jim orada özgür olacak. İsteği şu ki; özgürlüğüne kavuşup köle olan karısını ve iki çocuğunu satın almak. Huck bunları öğrenince sıkıntıya giriyor. Çünkü dönemin şartları ve inanışına göre siyahiler köle ve mülk gibi alınıp satılıyor. Jim karısını ve çocuklarını alırsa zavallı bir adamın hizmetkarlarını almış olacak, diye düşünüyor Huck. Olayı köleler değil efendiler açısından görüyor. Efendilerin mağdur olacağını düşünüyor. Siyahilerin iyi insan olması, aileleri olması ve ailelerini sevmesi gibi durumlara şaşırıyor.

*

Karaya çıkıyorlar. Jim saklanıyor, Huck başka bir isimle bir eve giriyor. Evdekiler onu misafirperver karşılıyor. Evdeki aile komşu bir aile ile kan davalı. Romeo ve Juliet gibi düşman aile gençleri aşık olmuş. Huck da bu ikisi arasındaki çatışmanın ortasında buluyor kendisini. Jim ile birlikte sala atlayıp uzaklaşıyorlar oradan.

Sala iki serseri ve dolandırıcı biniyor. Aslında dük ve kral olduklarını ama bazı acılar sonucu bu hallere düştüklerini anlatıyorlar. Huck inanmıyor ama huzursuzluk çıkmasın diye bir şey demiyor.

Kral ve Dük, Jim ile Huck’ın neden gündüzleri dinlenip geceleri yol aldığından şüpheleniyor. Yoksa Jim kaçak mı? Huck’ın buna da bir yalanı var; anne babası ölmüş, elinde sadece hizmetkar olarak Jim kalmış. Ama insanlara bunu anlatmak zor olduğu için geceleri yol alıyorlarmış. 

Kral ve Dük muhteşem düzenbazlar. Sözde dini vaaz verip halktan para topluyorlar. Saçma sapan tiyatro gösterileri yapıyorlar. Bu işten de para kazanabiliyorlar. Jim, bu kral ve dükün dolandırıcı olduğundan şüpheleniyor. Huck, bütün krallar böyledir diyor.

Bir gün de kardeşi ölen bir adamın kılığına giriyorlar. Adama kardeşinden miras kalmış. Ölen adamın kızları var. Huck onlarla konuşunca onlara üzülüyor. Miras kalan parayı kral ve dükten çalıp tabuta koyuyor. Tabut öylece gömülüyor. Kral ve Dük paranın gittiğini görüp Huck’a sorunca Huck, ölen adamın siyahi hüzmetkarlarına suçu atıyor. Onlar da az önce satılıp başka yere gönderilmişti. Huck, dayanamayıp kızlardan birine (Mary Jane) gerçekleri söylüyor. Kral ve Dük’ün yalanı, gerçek kardeş ortaya çıkınca patlıyor. Kaçıyorlar.

*

Jim ortadan kayboluyor. Huck onu aramak için bir eve geliyor. Evde onu Tom Sawyer zannediyorlar. Meğer bu evde oturan kişi Tom Sawyer’in teyzesiymiş, Tom’u bekliyormuş, yıllar sonra ziyarete gelecekmiş. Huck, kendisini Tom Sawyer olarak tanıtıyor. 

Sonra gerçek Tom Sawyer geliyor. Ona da durumu anlatıyor, Tom da kendisini kardeşi Sid diye tanıtıyor. Jim’i buluyorlar. Esir edilmiş. 

Tom’un kitaplardan okuyup etkilendiği şekilde Jüm’i kaçırıyorlar. Çok daha basit halletmek mümkünken Tom’un macera aşkından ötürü ortalık ayağa kalkıyor. Tom, Huck ve Jim kaçarken Tom bacağından vuruluyor. Eve geri döndüklerinde Jim’i tekrar esir ediyorlar, hatta linç edileceklerken Tom her şeyi anlatıyor ve ekliyor, Jim meğer özgürmüş. Bayan Watson ölmüş, ölmeden önce Jim’i azad ettiğini vasiyet etmiş.

*

Bu arada Tom’un tek başına yapacağı yolculukta Tom kesin bir haltlar karıştırır diye düşünen Polly Teyze de daha sonra oraya geliyor. Huck ve Tom’un gerçek kimliğini açıklıyor.

Öğreniliyor ki Huck’ın babası ölmüş. Huck’ın bankadaki parası da duruyormuş.

*

Sally Teyze, Huck’ı evlat edinmek istiyor ama Huck bınun iyi bir fikir olmadığını biliyor. Daha önce aynısını yaşadı.


22 Eylül 2022 Perşembe

TOM SAWYER'IN MACERALARI



TOM SAWYER’IN MACERALARI

(The Adventures of Tom Sawyer)

Mark Twain

1876

Çeviren: Umut Uyurkulak

Çınar Yayınları

3.basım - Temmuz 2020

324 sayfa


Ay Tom Sawyer, çok eğlendim, iyi ki varsın.

Gerçi gerçek bir çocuk olarak gerçekten hayatımda yer alsan yine bu kadar eğlenir miydim, emin değilim. Zira kendisi biraz haşarı bir çocuk, aklı hep muzırlıkta. 

Bu açıdan aklıma şu filmi getirdi:

Bkz: Ferris Bueller’s Day Off

*

Neyse ki Tom'un kendisini çok seven dünya tatlısı bir teyzesi var. Polly Teyzesi bakıyor Tom'a. Tom’un yaramazlığı ile baş edemiyor ama kızmaya da kıyamıyor.

*

Tom, düzgün giyimli efendi bir çocuk görüyor. Çocukla selamlaşma şekli “Döverim seni!” Durup dururken. Döverim dövemezsin döverim dövemezsin. Çok konuşmaya devam edersen döverim. Çok çok çok, al konuştum işte.

Çocuk her yerde aynı. 

Bkz: Önce Ekmek / Orhan Kemal

Oradaki çocuklar da böyle.

*

Tom’a ceza olarak çit boyama görevi veriyor teyzesi. Tom, çit boyuyor diye çocuklar kendisi ile alay ederken çit boyamanın çok önemli olduğunu, binlerce çocuğun bu işi yapmak istediğini ama teyzesinin kimseye izin vermediğini, bu işin çok önemli olduğunu anlatıyor ballandırarak. Ve her çocuk çit boyamak için Tom’a yalvarıyor, karşılığında servet ödüyorlar. Servet: misket, ölü sıçan, elma, tebeşir, kızkaçıran, kapı tokmağı, köpek tasması, portakal kabuğu… vb

Çünkü Tom işi çözmüş: 

“Bir insana bir şeyi çekici kılmak için o şeyi ulaşılmaz hale getirmek yeterliydi.” Sf.26

*

Okulda İncil ayetlerini ezberleyene İncil hediye edilecek. Bir çocuk ezberlemiş, ama sonra “yarım akıllı” olmuş. Kitapta yer yer bunun gibi minik din eleştirileri var. 

Kompozisyonlarda öğüt yazılması modaymış. “Kompozisyonu yazan kadın, ne kadar dinden uzak ve ne kadar ciddiyetsizse, yazdığı kompozisyonda öğüt kısmı da bir o kadar uzun ve din ile alakalı oluyordu. Fakat şimdilik bu kadarı yeter. Çirkin gerçeğin yutulması zordur.” Sf.198

*

Becky Thatcher, Tom'un sevdiği kız. Becky, bir gün öğretmenin kitabını yırtıyor yanlışlıkla. Tom suçu üstleniyor. Centilmenlik desen var.

Joe Harper ve Huckleberry Finn de en yakın arkadaşları.

*

Okulda da ailede de şiddet görüyor çocuklar. Bu şiddet normal karşılanıyor. Çocuk eğitim ve terbiyesinin bir parçası olarak görülüyor.  

Bu açıdan hatırlattı;

 Bkz: David Copperfield

*

Ebeveynlerin onunla konuşma dediği serseri çocuk Huckleberry Finn ile takılıyor Tom. Bir gece ikisi dışarıda iken bir cinayete tanık oluyorlar.

Yaşlı sarhoş Muff Potter, kızılderili Joe ve doktor Robinson gece yarısı bir mezarı kazıp ceset çıkarıyorlar. Bunu doktor istemiş. İki adam doktordan daha fazla para isteyince aralarında kavga çıkıyor ve kızılderili Joe doktoru öldürüyor. Suçu Muff’e atıyor. Muff sarhoş olduğu için ne olduğunu hatırlamıyor ve kendisinin öldürdüğünü zannediyor. 

Çocuklar bunu kimseye söylememeye karar veriyorlar. Çünkü olur da kızılderili Joe kurtulursa kendilerini öldürür diye korkuyorlar.

Bir zaman sonra da bu olayı unutuyorlar.

*

Tom, Joe ve Huck bir gün evden kaçıyorlar. Uzaklaşıyorlar. Köydekiler onların boğulduğunu sanıp arıyor. Üç çocuk yarattıkları bu karmaşadan memnun oluyor, köy çocuklarının kendilerini kıskanacağını düşünüyorlar.

Tom bir ara kamptan kaçıp gizlice köye dönüyor, evine geliyor. Teyzesinin ve Joe’nun annesinin nasıl üzüldüğünü görüyor. Kendisi de üzülüyor ama arkadaşlarının yanına geri dönüyor.

Cenaze törenlerinin yapıldığı gün çocuklar ortaya çıkıyor.

*

Kıyafetleri gösterişli diye Yeşilaycılar Birliği’ne katılıyor Tom. Tütün ve küfür yasak. Ama “insanın bir şeyi yapmamaya yemin etmesi, o şeyi daha çok yapmayı istemesinin en garantili yoluydu.” Sf.205

Bir süre sonra bundan da sıkılıyor.

*

Çocukların gördüğü ama kimseye söylemediği cinayet davası görülmeye başlıyor. Tom ve Huck, mahkemeden bir gece önce Muff Potter’ın avukatına her şeyi anlatıyorlar. Potter’ın avukatı Tom’un tanık olarak dinlenmesini istiyor. Huck’ın dinlenmesine zaman kalmadan kızılderili kaçıyor.

*

Tom ve Huck bir gün define aramaya karar veriyor. Perili evlerin bunun için ideal olduğunu düşünüyorlar. Buluyorlar da ama bu definenin sahibi kızılderili Joe imiş. İntikam için gelmiş. İntikam alacağı kişi ölen yargıcın karısı. 

Huck o sırada Joe’yu görüp takip ediyor. Sonra da en yakın komşuya gidip yardım çağırıyor. Kızılderili Joe yine kaçıyor. Kendisini kurtardığı için Huck'a minnettar olan duş kadın, Huck'ı kendi himayesine alıyor. 

*

Bir gün Tom ve Becky de ortadan kayboluyor. Okul pikniğinde mağarayı dolaşmaya çıkıyorlar ve kayboluyorlar. Tom çıkış yolu ararken Joe’yu görüyor. Hemen geri dönüyor. Başka bir çıkış yolu buluyor. Becky ile çıkıyorlar.

Tom ve Becky’nin mağarada kaybolması üzerine bir daha kimsenin başına bu gelmesin diye yargıç, mağaranın girişini demir ile mühürleyip kapısına üç kat kilit vuruyor.

Tom, Joe’nun içeride olduğunu söyleyince mağarayı açıyorlar. Joe ölmüş.

*

Tom, Joe’nun hazinesini mağarada buluyor. Huck ile beraber hazineyi alıyorlar.

*

Dul kadın, Huck’in kendisini kurtarmak için yaptıklarını öğrenince onun bakımını ve eğitimini üstlendiğini açıkladığı sırada Tom, buna gerek yok, Huck zaten zengin, diyor ve hazineyi ortaya çıkarıyor.

Hazine dedikleri on iki bin dolar. Ekonomik durum şöyle anlaşılabilir, bir dolar bir çocuğun bir haftalık harcamasına yetiyormuş.

Büyükler hazineyi Tom ve Huck arasında paylaştırıp bankada faize yatırıyor.

*

Huck, dul kadındaki temiz ev ortamı, temiz giysiler, küfürsüz konuşma gibi şeylere katlanamayıp kaçıyor. Tom onu ikna ediyor.

*

Sonu da çok tatlı. Tom ve Huck ünlü birer soyguncu olmayı hayal ediyor. Huck da tanınmış bir soyguncu olursa dul kadının kendisiyle ne kadar da gurur duyacağını düşünüp seviniyor.

*

Yazar, kitabın sonunda bu hikayenin burada bitmesi gerektiğini anlatıyor. Bunlar yetişkin insanlar olsalardı hikaye evlilikle biterdi, diyor. Ama çocuklar. Ve hepsi hayattalar, mutlu bir hayat sürüyorlar, diyor. Okuyucunun gönlüne su serpiyor. İyi oldu. Benim de Tom Sawyer ve arkadaşlarının büyüdüğünü görmeye merakım yok zaten. 

*

Huckleberry'nin de yazmaya ve okumaya değer maceraları var.