YAKIN
Ege Soley
2020
Doğan Novos Yayınları
1.baskı- Temmuz 2020
160 sayfa
Tam şişmelik bir kitap
benim için. Bayık bayık aforizmalar.
“Çok basit ama çok zor bir iş. Çok kısa ama çok uzun
bir hikaye. Anlaşılabilir gibi, ama tarif edilebilir gibi değil.” Sf.13
Ne diyorsun? Nedir
derdin?
*
Kendine yakınlaşmaya
çalışıyormuş yazar. “Kendim dediğim insana biraz daha yaklaşmak” istiyormuş. Çünkü insan hep uzakmış
kendisine, hep yarımmış.
Ayyyhhh şişiyorum.
İnsan “Bazen yalnız
kaldığında kendi elini tutup okşayacağına, o el ile yersiz bir bilek güreşine
girişiyor” Sf.15
Ahahahha içli içli
kurulan bu cümleler bende feci halde gülme isteği uyandırıyor. Ben duygusuz bir
öküz olabilirim.
*
Bir hayat tanımı var
yazarın:
“Hep taze çiçekler, mis
kokular, kolalı manşetler, ütülü paçalar değildir hayat. Yürürken köşesi kırık
bir kaldırım parçasından su sıçrar üstüne, paçan ıslanıverir.” Sf.23
Offfff! 15 yaşında
olsam belki etkilenirdim ama +30 yaş için artık böyle laflar öööegghhh! (15
dedim ama ben 20’li yaşlarımın sonuna kadar böyle arabesktim aslında, aramızda kalsın.)
Yazar bu aralar çok
düşünüyormuş gerçekten mutlu muyum diye. Düşünme yav. Düşünerek varılabilecek bir cevabı var mı ki bunun?
*
Kitabın sonlarına doğru
güzel bulduğum bir şey okudum. Einstein’in bir sözüne atıfla: "Bir sorun
olduğunda, bu sorunu, onu yaratan zihinle çözemeyeceğini hatırla.” Sf.136
diyor.
“Daha başka bir akıl,
başka bir yol gerekli.” Sf.136
Hah, bunu sevdim. Akıl akıldan üstündür nitekim.
“Çok fazla sorunu
zihnin uyduruyor, aklın yaratıyor. Sonra kalbine inandırıyor, duygularının
ayarını bozuyor. Hiç olmayanları, hiç olmayacakları durduk yere aklın
yaratıyor.” Sf.136
Bu doğru. Bunun doğruluğu bu kitaplarda okuyunca pek inandırıcı gelmeyebiliyor ama şu
kitaplarda daha tatmin edici oluyor:
Bkz: Beyin Senin Hikayen
Bkz: Incognito
Beynin çalışma prensibini anlatan kitaplar ile kişisel gelişim kitapları benzer
şeyleri söylüyor aslında. Hangisine meyilliyseniz onu alırsınız.
*
Yazar, tanımlamaya
doyamadığı hayatı son bir kez daha tamamlayarak bitiriyor kitabı: “Hayat,
hatırla ister” Sf.159
Şiştim.
Böyle soyut soyut
laflar ne işe yarıyor, ben anlayamıyorum. Ne anlam çıkarılabilir, ne işe
yarayabilir?
*
Yazarın kendi kendiyle
konuşması niteliğinde kitap. Yemin ediyorum bak sene 2015-16. Aynı böyleydim
ben de. Mıymıy arabesk. Gerçi yazar pozitif yönde mıymıy. Ben bunun depresif
yönde olanıydım. Burada yazar ne kadar hayat şöyle güzel, böyle yardım eder,
canımız doğamız, içimizdeki güç oley… diyorsa ben de hayat bok gibi, keşke
ölsem, ne biçim dünya… diye düşünüyordum. Ve hatta bu harikulade düşüncelerimi
yazıyordum. Defterler dolusu kin kusmuştum. Sonra hepsini attım o defterlerin. Attım rahatladım.
*
Neticede beni
etkilemedi kitap. Ama muhakkak etkiledikleri vardır.
*
Biraz Nil Karaibrahimgil tadı aldım kitaptan.
Bkz: Kelebeğin Hayat Sırları
Onu seven bunu da sever sanırım.