KUYRUKLU YILDIZ ALTINDA BİR İZDİVAÇ
Hüseyin Rahmi Gürpınar
İthaki Yayınları
3.Baskı – Aralık 2022
205 sayfa
1910’lu yıllar. Dünyaya Halley kuyruklu yıldızının çarpacağı
söyleniyor. Bunun dünyayı yok edeceğini söyleyenler de var.
Haber İstanbul’da da yankı uyandırıyor.
*
Kız tam anlamıyla feminist bir pencereden anlatmaya
çalışıyor derdini ama İrfan hayır ben size aşık oldum, tanışalım, evlenelim diye
diretiyor. Hatta evlenme teklifi şöyle öküzce:
“Yakında çökmeye mahkum o nefis Tanrı yapısını, bir tapınak
olan vücudunuzu, sizin için çırpınan bu inleyen ruha adamış olsanız dünyadan
giderayak sonsuz sevaplar kazanacak büyük bir hayır işlemiş bulunursunuz.” Sf.
179
Feriha, iyi eğitim
almış, iyi bir ailede büyümüş. Ama ne de olsa dönemin koşulları itibariyle
eninde sonunda biriyle evlendirecekler. İyi bari bu olsun madem deyip evlenmeyi
kabul ediyor.
Yalnız Feriha’nın bir şartı var. Evlendikleri gece kuyruklu
yıldızın çarpacağı gece. Feriha, o gece gerdeğe girmek istemiyor. Yıldız çarpar
ve dünya yok olursa tertemiz ölmek istediğini söylüyor. İrfan kabul ediyor.
Evleniyorlar.
Evin çatısından kuyruklu yıldıza bakıyorlar. Dünya yok olmuyor. İrfan, Feriha’yı öpüyor ve son.
*
Kitapta bazı eski dilde kelimeler ilgimi çekti. Örneğin:
Kanun-ı tekamül: evrim yasası
Cümle-i şemsiyye: güneş sistemi
*
Bugünkü bazı semtlerin eski İstanbul'da nasıl olduğuyla ilgili şu kısımlar da ilgimi çekti:
“Hiç Erenköy taraflarına gitmediniz mi?
Koskoca ovalar, kırlar, göz alabildiği kadar denizler." Sf.50
“Makriköyü’ne (Bakırköy’ün eski adı) gidip gelme birer bilet alalım. Azıcık
kırları dolaşalım.” Sf89
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder