26 Temmuz 2010 Pazartesi

KALB İBRESİ


KALB İBRESİ


Yazarı: M.Fethullah Gülen


Yayınevi:Nil Yayınları


Basım Yılı:1.Baskı -2010


Sayfa Sayısı:318



Yazarından da (Fethullah Gülen) anlaşılacağı gibi dini içerikli,iman, allah, ibadet, peygamber vb konulu bir kitap.


Esasında bu tür kitapları, ''derdimi anlatacak kadar'' olan imanımı az geliştireyim, Allah'ın sevgisini kazanacak ve Cennet'e yaklaştıracak şeyleri bir öğreneyim gibi mefkurelerle okurdum ama kitaptan okuduğum kadarıyla asıl böyle şeyler düşünmek yanlışmış. Herşey Allah rızası için yapılmalıymış. Ellerimizi dua için semaya kaldırdığımızda sadece Allah rızasını dilemeliymişiz. Yani benim dualarım gibi ''Allah'ım bana zenginlik ver, güzel bir iş ver, ev ve arabam olsun'' gibi dualar çok yanlışmış. Dünya nimetleri arzu edilmemeliymiş.İyi de sayın Fethullah Gülen Hoca Efendi. (Sevenleri kendisini böyle isimlendiriyor ve kendisi de anladığım kadarıyla bunu tercih ediyor diye böyle diyorum. Yoksa ben normalde karşılaşsak ''Fethullah Bey'' diye hitap ederdim) Şimdi siz Amerika'da nerdeyse dünyadan izole olmuş, dört tarafı surlarla çevrili , korunaklı malikanede, zenginsel bir yaşam sürerken dünya nimetlerini dilememeniz çok normal. Zira siz zaten dünyalığınızı yapmışsınız. Allah rızasından başka ihtiyacınız yok ki. Fakat insan duasında neye ihtiyaç duyarsa onu ister.


Bir de kitapta felaketlerin insanların günahları nedeniyle olduğuna dair göndermeler var ki, bunu kabul etmek bana çok ters geliyor. Hani Yalova depreminde bir zat oradaki günahlardan ötürü deprem oldu gibisinden bir takım laflar etmişti. Kabul edilebilir bulmadığım bu yakıştırmayı , onlar zaten depremi haketmişti gibi bir zihniyeti bu kitapta da gördüm. ''...Yer sarsılması ile insanlardaki sarsıntı arasında bir irtibat vardır. ne ki, bu ancak iman gözüyle görülebilir...''sf 68sf 129'da


''...Müslümanlığın maruz kaldığı gadirler, yıkımlar; annenin, babanın, eşin, çocukların hepsinin birden ölmesinden çok daha büyük bir felakettir.''deniliyor. Anne,baba,eş,çocuklar hepsinin birden ölmesinden daha büyük bir acı olabilir mi? Müslümanlığın maruz kaldığı acıları, insanın kendi bireysel acılarından daha üstün tutmak insanüstü ve hatta doğaüstü bir şey olmalı. Normal insan için bu sayılan sevdiklerini kaybetmekten daha öte bir acı yoktur. Ayrıca da müslümanlığın maruz kaldığı gadirler kadar, hristyanların, yahudilerin, dinsizlerin aslında toplamda insanlığın maruz kaldığı gadirler kadar acı değil midir? Müslümanlar acı, felaket haketmiyor da, gayrimüslümler sonuna kadar hekediyor mu? Dualarımızı,iyi niyetli düşüncelerimizi tüm insanlığa yöneltmeliyiz bence.


Kitapta bir bölüme güldüm. Lütfen Fethullah Gülen Hoca Efendi sevenleri bana kızmasın, darılmasın. Kendisine karşı bir düşmanlığım, bir nefretim yok. Aksine tanımaya, anlamaya çalışma konusunda bir gayretim var. Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi gibi berekete sahip mekanlar olduğu ifade ediliyor kitapta.Günümüzde de bu tür kutsal sayılabilecek yerler olup olmadığı sorusuna F.Gülen'in cevabı ''evet var'' oluyor. Devamında ''Herhalde Eyüp, Sultanahmet gibi yerlerden bahsedecek'' sanarken ''İzmir/Bozyaka ve İstanbul/Altunizade gibi mekanlar bu çerçeve içinde ele alınabilecek yerlerdir. Çünkü bu mekanlar, Allah'ın izniyle günümüzde dünyanın dört bir tarafında gönüllülere taht kuran, takdir edilip alkışlanan eğitim yuvalarına, diyalog hizmetlerine, barış çabalarına ilham kaynağı olup onlara zemin teşkil etmiş, çok önemli açılımlara vesile olmuştur.'' diyor.sf 219


Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi gibi yerlerle kıyas tuttuğu yerlerin kendi okullarının olduğu yerler olması beni güldürdü.


Sonuç itibariyle kitap, Fethullah Gülen Hoca Efendi'yi tanıma ve anlama gayretimde bir adım daha ilerlememi sağladı.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder